1. YASAL UYARI

      Forumumuza üye olarak ayrıcalıklarımızdan yararlanabilirsiniz. Sitemizde hiç bir şekilde yasa dışı bahis oynatılmadığını bilerek hareket ediniz. İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Forum Adresimizde T.C.K 20. Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrasına göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Bu web sitesinde (4betforumu.com) hiç bir şekilde illegal bahis oynatılmaz ve illegal bahis oynatan taraflara aracılık yapılmaz. Bu web sitesi Türkçe dilini kullanan ve Türkiye dışında yaşayan kişileri bilgilendirmek amacıyla düzenlenmektedir. Bu web sitesinde (4betforumu.com) tanıtılan bahis firmaları Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca yasal değildir, bu yüzden Türkiye'de ikamet eden kişilerin bu sitelerde bahis oynamaları yasaktır. Türkiye'de ikamet eden ve paylaştığımız iddaa tahminlerini takip eden kişiler Sportoto bayileri olan; Bilyoner, Nesine, Tuttur, Birebin, Misli ve Oley web sitelerinden bahis yapabilirler. Digitürk ve D-Smart gibi platformların sahip olduğu telif haklarından ötürü sitemizde yayınlarına yer verilmemektedir. 4betforumu.com sitemizde bu tarz yayınlara izin verilmez. 4betforumu.com sitesinde yer alan yorum ve tahminler haber ve bilgi amaçlıdır. Kullanıcıların yazdığı yorum, tahmin ve bilgiler 4betforumu.com'un görüşünü yansıtmaz. Kullanıcılar yazdıkları mesajların içeriği nedeniyle yasal mercilere karşı kendileri sorumludur.

      Reklam ve İletişim

      Reklam ve sponsorluk taleplerinizi aşağıdaki Skype adresimize veya Mail adresimize yapabilirsiniz.
      Skype Adresimiz: [email protected]
      Mail Adresimiz: [email protected]

Haber Corona Virüsü Hakkında

2 Ocak 2020

372 Mesaj

688 Tepki

0 Çözüm

0

İlk Mesaj

100 Mesaj

Ödülü yok!

Ödülü yok!

Ödülü yok!

Katılım
2 Ocak 2020
Mesajlar
372
Tepkime puanı
688
Konum
Jüpiter
Cehalet bir ülkede yasiyoruz. Ölüm ve vaka sayısı muhtemelen fazla ama en dogru sekilde alıştıra alıştıra geliyor açıklama ve veriler. Bizim toplumumuz kaldıramaz bu tarz panik ortamlarını . Onlarda halkın nabzını iyi bildiginden ona göre hareket ediyor. Çok geç kalındı orası ayrı. ?
 

2 Ara 2019

3,852 Mesaj

6,522 Tepki

0 Çözüm

100

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

Ödülü yok!

Katılım
2 Ara 2019
Mesajlar
3,852
Tepkime puanı
6,522
twitter'da iyice kafayı yediler. bakan ölümü açıklarken yok nutku tutulmuş yok boğazı yutkunmuş. doğal olan bu zaten neyin şovunu yapmaya çalışıyor bu insanlar ben çözemedim
 

7 Eki 2019

7,607 Mesaj

23,796 Tepki

0 Çözüm

5,555

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
7 Eki 2019
Mesajlar
7,607
Tepkime puanı
23,796
Konum
İST
belim boynum gene tuttu amk yoksa çoluk çocugu toplayıp direk köye kaçacam böyle olmayacak evde kafayı tırlattı oglan ile kız daha 3*5 günde ben hastalıklarla boguşmaya evde oturmaya alışkınım ama ne hanım ne çocuklar buna alışık degil bir kaç gün içinde allahım bana en azından memlekete gitcek güç kuvvet ver istanbulda tırlatacaz belli:mad:

hayır ben tırlatmayacam ama çocukların akıl saglıgı gitmek üzere,

laf anlatmakdan bıktım 5 günde resmen tükendim....

Baba biz artık dışarı çıkamayacakmıyız okullar açılmayacakmı ne olacak nasıl olacak banene ben çıkacam yarın arkadaşla basket oynayacam ben şuraya gitcem buraya gitcem offf bunaldım vallahi..

Tek olmak bekar olmak şu devirde en mantıklısıymış vallahi kendimi ziro 0 düşünüyorum herşeyim can damarım ailem çocuklarım bana kafayı yedirtecek...

Hayır hanımda hiç köye gitmek istemiyor kaynana zulumu:LOL::p ama iki lafından biri de yaaa işte çocukları eve tıkmakda iyi degil ne yapacaz..

Eeee diyom toplan gidelim seninde belin boynun agrıyor diyor bahane şimdi o ama eminim hiç gitmek istemiyor ne çocuklar nede hanım..


Ama istanbulda kalmakldada olmazzzz pöffff puffff offff durumdayım herkes gibi beynim error durumda..

Benim birde hastalıklarım varrr ofki ne offff...


Aslında minumum 10 gün köye gitmek hepimize iyi gelecek ama bizim köyde köy yani en yakın ev 1km uzaklıkda alışmışlar kaosa gürlütüye orda nasıl kalacaklar onun düşüncesi kış birde sobası var vsss


Hava güzel olsa sinop yaşancak yer aslında ama sogukda zor orasıdaaa



Götümü belimi boynumu birazcık toparlayayım sikerim istanbulu kaçıcam vallahi başka yol kalmadı gibi
 

Ragnar

TC Onaylı

7 Eki 2019

6,683 Mesaj

22,383 Tepki

0 Çözüm

555

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
7 Eki 2019
Mesajlar
6,683
Tepkime puanı
22,383
Son düzenleme:

DixiK

TC Onaylı

26 Kas 2019

5,556 Mesaj

17,048 Tepki

0 Çözüm

555

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
26 Kas 2019
Mesajlar
5,556
Tepkime puanı
17,048
herşeyi bi yana bırakıp şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. uğur dündarın eski sağlık bakanlığı müşteşarı iyi parti millet vekili ile bir röportaj, nerede ne yapıldı ne yapılmadı çok güzel şekilde anlatılmış.

Değerli okurlarım,
İYİ Parti'nin Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray, Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı yaptığı dönemde engin uygulama ve devlet deneyimine sahip olmuş değerli bir hekimdir. Nitekim “Koronavirüs” henüz bu boyutta tartışılmazken 31 Ocak'ta bir açıklama yapmış ve “Alınan tedbirler yerinde ama yetersiz” demişti.
Bu söyleşimize Sayın Çıray'a, “Bu tespiti nasıl ve hangi verilere dayanarak yaptığını” sorarak başlıyorum.
★★★

AYTUN ÇIRAY (A.Ç): Çok teşekkür ederim. Öncelikle uzmanlık alanımın dahiliye olduğunu belirtmeliyim. Bu nedenle burada iki şapkamla konuşacağım. Sağlık Bakanlığı Eski Müsteşarı olarak kriz yönetimini yorumlayacağım. Ancak “Koronavirüs” diye bilinen “Cod-19” hakkında söyleyeceklerim genel tıp bilgimle birlikte, İntaniye ve Mikrobiyoloji uzmanlarından sürekli aldığım raporlardan edindiğim bilgilerle olacak.
UĞUR DÜNDAR (U.D): Evet. Başta sorduğum soruya dönelim; “Alınan tedbirler yetersiz” derken neyi işaret etmek istediniz? Zira Sağlık Bakanı'nı krizin yönetiminde başarılı bulanlar var.
(A.Ç): Nesi başarılıymış? Her konuda geciktiler, gecikiyorlar. Sağlık Bakanlığı öncelikle salgının küresel boyutunu değerlendiremedi. AKP iktidarının hep yapa geldiği gibi, pandemiyi (küresel salgın) bir halkla ilişkiler aracı olarak gördüler. Tarihin en büyük maskelemesi yapıldı. Örneğin; İran'ın saklamasına rağmen ocak ayında bu ülkede “Koronavirüs” vakaları olduğu duyuldu, bizimkiler sınırı kapatmak için 23 Şubat'a kadar beklediler. Irak ve Ermenistan bizden önce sınırlarını kapattılar. Başta İtalya olmak üzere virüs, Avrupa'da yayıldığında, Sayın Bakan hâlâ uçak seferlerinin durdurulmasını talep etmedi. “Cod-19” pandemisi var ama bizde hiç yok! Mümkün müydü? Bu bioistatistik bilimine aykırıydı. Bunun üzerine, “Bu bir pandemi. O halde Türkiye'de de hasta var” dedim. Bu açıklamam üzerine geç saatte Sayın Bakan “Türkiye'de bir “Koronavirüs” vakası var” diye açıklama yaptı. Sadece teşhiste değil tedbirlerde de hep geriden geldiler.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BİNLERCE İNSANI BİR ARAYA GETİRDİKTEN SONRA BİR ARAYA GELMEYİN DEDİ
(U.D):
Somut örneklerle konuşalım. Hangi tedbirlerin alınmasında gecikildi?

(A.Ç): Aslında aldıkları tedbirlerin gecikmesinden daha fenası bütünsellik olmaması. Okul tatillerini yapın bari dedik, 2 gün sonra uygulamaya geçildi. Cuma namazı konusunda uyardık, ellerinde kalan son şey din istismarı olduğu için dinlemediler. Bırakın dinlememeyi, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş Cuma namazına giderek omuz omuza yüzlerce insanımızın olduğu bir camide, Türkiye'de binlerce insanımızı bir araya getirip, “Bir araya gelmeyin” diyerek adeta ilme ve dine meydan okudu!..
(U.D):
Sayın Çıray siz, maçların ertelenmesi konusunda bir çağrı yaptınız. Ben de Cuma akşamı Demokrasi Arenası canlı yayınında ve sonrasında da sosyal medya hesaplarımdan paylaştığım mesajlarla çağrınıza destek verdim. Bu konuda bir gelişme oldu mu?
İNSANLARI STADLARDAN ÇIKARIP KAHVEHANELERE TIKTILAR
(A.Ç):
Bu söyleşinin yapıldığı saate kadar hayır. Acil durum kavrama sorunları var. Naçizane dedik ki; ya maçları erteleyin ya da şifreyi kaldırın. Dinlemediler. Seyircisiz maç oynanmasını yeterli gördüler. Peki ne oldu? Açık havada bir araya gelmelerini bile “Koronavirüs”ün bulaşması açısından riskli bulduğumuz yüzbinlerce insanımızı açık havadan aldılar ve kapalı ortamlarda sıkış tepiş oturmaya mahkum ettiler. Ancak, yaptığımız hiçbir uyarı, at gözlüklü yandaş basın tarafından görülmedi. Sanırsınız “Koronavirüs” partilere göre davranıyor! Ama asıl felâket, umre konusunda yaşandı.
(U.D):
Nasıl?
(A.Ç): Baştan söylediğim gibi hastalığın küresel boyutunu kavramış olabilseydiler, umreyi iptal ederlerdi. Etmediler. Sonra dönüş zamanı geldi. Daha umredekiler seyahatteyken Suudiler Kâbe'ye ziyareti yasakladılar. Çünkü 86 “Koronavirüs” vakası tespit etmişlerdi. Peki bizim Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı bütün bu olanlara karşın ne yaptılar? Onbeş bin insanımızın yurt içine dağılmasına göz yumup, sadece “Aman ha evlerinizden çıkmayın ziyaretçi kabul etmeyin” dediler. Peki evdekiler ne olacaktı? Nitekim sosyal medyadaki ilk paylaşımlar AKP'li milletvekillerinin de içinde olduğu ziyaretçilerden geldi.Sonra da umreden gelenlerden -güya- bir kişide “Koronavirüs” tespit edildi!..
UMRECİLER İÇİN GECE YARISI BOŞALTILAN YURTLAR HAZIRLIKSIZ OLDUKLARININ DELİLİ
(U.D):
Ama gazetelerde ve televizyonlarda umreden dönen yurttaşlarımızın karantinaya alındıklarına dair bilgiler yayınlandı…
(A.Ç): Biz kıyameti kopardıktan sonra, son gelen 5 bin kişiyi, bir gece yarısı ayazında öğrencileri uyandırıp, apar topar yurtlarından ederek sözde karantinaya aldılar. Bir gece, sabaha karşı boşaltılan yurtlar, ne kadar hazırlıksız olduklarının delilidir. Bilim Kurulu üyeleri umreden gelen insanlarımızın durumları yüzünden kendilerinden utanmış olmalılar. Bu arada bizden kastım genel muhalefet değil, bir grup bilim insanının temsilcisi olarak bendeniz, siz ve sizin gibi çok az sayıda gazeteci, televizyoncu ile sosyal medya destekçilerimizi kast ediyorum. Bunlar televizyonlara ya bir yerde rektörlüğe aday profesörü, ya da şarlatanları çıkardılar. Bilimsel açıklamalar yerine fetva ve hadislerden söz edildi. Bilimi ibadet gören dinimize de zulmediyorlar.
İDEOLOJİK NEDENLE CANA KAST EDENLER ALLAH HUZURUNA ÇIKAMAZLAR
(U.D):
Nihayet önceki gün Diyanet İşleri Başkanı çıkıp, namazların toplu kılınmasına gerek olmadığını açıkladı.
(A.Ç): 15 Temmuz hain kalkışmasının elebaşlarından Adil Öksüz'ün doktora savunmasında jüri üyesi olma “şerefine” nail olmuş olan “hükümetin din adamı” sözü yine kıvırdı. “Münferiden kılmak isteyen kılsın” dedi. İki kişi bir araya geldiğinde diğeri enfekte ise ne yapacağız. Ya birbirinden habersiz yüzlerce yurttaş münferiden namaz kılmak isterse ne olacak? İslâm dini için hayat en kutsal değerdir. Neden tereddüt ediyorsun? Çünkü Siyasi İslâmcı takıntıları var. Sözde inanç adı altında insan canına kast edenler, Allah huzuruna çıkamayacaklar. Ama burada temel sorun bütün bu işlerin kanun önünde sorumlusu olan Sağlık Bakanı'nın aczi yatıyor.
(U.D): Müsteşarlık yaptığınız için bilirsiniz, bu konularda Sağlık Bakanlığı'nın yetkileri neler?
(A.Ç): Kuruluş kanunu der ki; “İlgili kurum ve kuruluşların insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen faktörler ve sosyal belirleyicilerle ilgili uygulamalarına ve düzenlemelerine yön verir, bunu teminen gerekli bildirimleri yapar, görüş bildirir ve müeyyide uygular…” Yani bugün patron Sağlık Bakanlığıdır. Politikaları o belirler, Diyanet İşleri Başkanı çıkar Sağlık Bakanlığı'nın politikaları doğrultusunda millete nasihat ve moral destek verir. Gerisi “müeyyideye” yani yaptırıma tabidir. Çünkü halk sağlığı ile oynuyor.
BENDEN SÖZ EDİLMİYOR KAÇINCIYIM ACABA?
(U.D):
Sağlık Bakanı'nın açıklamalarına güveniyor musunuz?
(A.Ç): Hayır. Milleti kandırıyor. Baştan beri vaka sayılarını doğru vermediğinden itibar etmiyorum. Nitekim “Hasta sayısı 6 kişi ve hepsi aynı aileden” dediğinde de doğru bilgi vermiyordu. Çünkü o bu açıklamayı yaparken, tanı almış bir arkadaşım hastanede yatıyor ve “Benden söz edilmiyor, kaçıncıyım acaba?” diyordu. Çok Gezenti adlı seyahat programını yapan Burak Akkul'un sosyal medyadaki açıklamasını herkes gördü. “5 gündür “Koronavirüs” şüphesiyle tedavi görüyorum, ancak sonuçları bana iletilmiyor” diyor. Tayvan'nın açıkladığı yeni 15 vakanın 5'i, Türkiye'ye yaptıkları seyahatten gelenler. Yazının sonunda “Türkiye toplam 5 vaka açıklarken sadece Tayvan'da 5 Türkiye kaynaklı vaka çıktı, demek ki Türk Hükümeti gerçek rakamları saklıyor” diyor. Nedenini söyleyeyim mi? Vaka sayısını düşük göstermek için. Halbuki hasta ihraç ediyoruz. Bu insan canını bile kendi siyasal çıkarları için hiçe sayılabileceğinin açık göstergesi. Değer mi? Hipokrat yeminine aykırı bu! Üstelik bunlar duyuldukça hükümet güvenini yitirir bu iyi bir şey değildir.
İZMİR'DE TEST YAPILMIYOR, KARANTİNA MERKEZİ DE AÇIKLANMIŞ DEĞİL
(U.D):
Hasta sayısını saklamak akla mantığa ve etik değerlere aykırı değil mi?
(A.Ç): Çünkü son günlere kadar hiçbir şey yapmadıkları gibi kaderci davrandılar. Bir şey olmaz yaklaşımıyla zaman kaybettiler. Bildikleri tek şeyi yaptılar: Algı yönetimi!.. Her şey yeni başlıyor.
Artık Sağlık Bakanlığı lütfen doğru ve anlaşılabilir açıklamalar yapsın. Kaç kişiye nerelerde test uygulandığını yer ve sonuç bildirerek açıklamalıdır. Örneğin seçim bölgem olan İzmir'de test yapılmadığını biliyorum. Karantina merkezi de açıklanmış değil! Kan alınıp Ankara'ya gönderiliyor. Bu zaman kaybı. Ayrıca tarama imkanları kamuoyu ile paylaşılmalı. Bu arada Allah korusun “Koronavirus”ün tam bir salgın halini alması durumunda devasa şehir hastanelerinin sakıncalarını da yaşayacağız.
GAZ ELEKTRİK SU FATURALARI ASKIYA ALINMALI İFLASLAR VE İŞÇİ ÇIKARMALARIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ
(U.D):
Bunlar eleştirileriniz. Peki önerileriniz nedir?
(A.Ç): Suriye sorunu ile birlikte değerlendirildiğinde bu salgın bir Milli Güvenlik sorunudur. Buna uygun bir bakanlıklar arası koordinasyon gerekir. Devletin sahiplerine önerim; tedbirleri bütünsel olarak anında almalarıdır. Derhal 14-21 gün her yer tatil edilsin. Bütün basın yayın organları ellerinde, oralara şaklabanları değil ciddi bilim insanlarını çıkararak bu zorunlu tatilde herkesin hayati ihtiyaçlar dışında evden çıkmamaları ve nasıl bir korunma sağlamaları gerektiği anlatılsın. Tüm illerde tahlil ve tarama imkanları sağlansın. Güvenlik güçleri bu mücadele için yeniden organize edilsin. Şeffaflık çok önemli. Gizlenenler gizlenemez şeyler ve ortaya çıktıkça güven kaybına neden olur. Bu şimdi, bu iktidar için bile isteyeceğimiz bir şey değil. Çok şey sayabilirim… Örneğin Fransa'da olduğu gibi gaz, elektrik ve su faturaları askıya alınmalı. Küçük işletmelerle, esnafın iflaslarının önüne geçilmeli. Hiçbir işçi işini kaybetmemeli.
(U.D):
Ya vatandaşlarımız için ne söylemek istersiniz?
(A.Ç): Vatandaşlarımıza gelince mecbur olmadıkça evlerinden çıkmamalarını tavsiye ederim. Sağlık Bakanlığı'nın önerdiği ve web sayfasında yer verdiği 14 kural mutlaka uygulanmalı. SGK doğru bir kararla kronik hastalar için verilen ilaç raporlarının süresini arttırdı ve bu ilaçlar eczanelerden reçetesiz alınabilecek. Ayrıca acil bir durum olmadıkça kesinlikle hastanelere gitmesinler. En az 1 metre olan sosyal, fiziki mesafeyi arttırarak, salgının yayılma ağından bir zinciri koparacaklarını unutmasınlar. Alacağımız her tedbir, uyacağımız her kural, sağlıkla normal hayata dönüşümüzü kolaylaştıracaktır.
 

muhendis

TC Onaylı

25 Kas 2019

16,197 Mesaj

24,954 Tepki

0 Çözüm

555

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
25 Kas 2019
Mesajlar
16,197
Tepkime puanı
24,954
Yaş
50
Reisleri bugün açıklama yapacaktı.
Kaçta çıkacakmış belli mi saati ?
 

tutmasadaoynar

TC Onaylı

29 Kas 2019

60,849 Mesaj

82,639 Tepki

0 Çözüm

5,100

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
29 Kas 2019
Mesajlar
60,849
Tepkime puanı
82,639
obi mikele helâl olsun. adam alacak falanda dinlememiş
 

barisso99

Medellín'in Asi Çocuğu
TC Onaylı

2 Kas 2019

35,334 Mesaj

101,625 Tepki

0 Çözüm

5,555

İlk Mesaj

100 Mesaj

500 Mesaj

1k Mesaj

5K Mesaj

Katılım
2 Kas 2019
Mesajlar
35,334
Tepkime puanı
101,625
Yaş
46
Konum
Medellin
Şimdi benim anlamadığım cafe kahve meyhane vs. kapalı çay ocağını dün zorla kapattı polisler peki lokantalar börekçiler neden açık burada insanlar fuul yiyip içiyor kahveden cafeden farkı ne metrolar vs çalışıyor nasıl önlem bu
 
Üst Alt